Yılbaşının Tatlı Telaşı

Kasım sonuna geldik mi yılbaşı telaşı yavaştan içimi kaplamaya başlar. Tam bir kış sever olarak

yılbaşı kazakları reyonlara düştüğünde ben de tatlı bir telaşa sürüklenirim. Ağacımız yıprandı mı, yeni bir yılbaşı ağacı mı alsam, çocuklar geçen sene hediyeleri beğenmişlerdi yılbaşı hediyelerini yine oradan mı alsam?




Toplantı aralarında bu sorular kafamı kurcalamaya başlar. Yeni yıl hem küçük bir

tatil hediye etmesiyle hem coşkusuyla ruhuma kısa bir mola verdirir.

Özel günler bizim bakışımızla şekillenir, senin koyduğun yerde dururlar. Sen onu rafından, indirip o

yılbaşı süsünün tozunu aldın mı yine sen koyarsın onu durması gereken yere. Yoğun iş temposu, ev

temposu arasında mekik dokuyoruz hepimiz. Bazen bana soruyorsunuz “Nasıl yapıyorsun?”

“Yemekler, harika dekorlar bu iş temposuyla nasıl oluyor?” Bu sorunun tek bir cevabı var yoğun iş

temposu onlar sayesinde olabiliyor. Ruhuma iyi geleni, kalbimi dinlendireni sabah 6’da da kalksam,

gece 3’te de yatacak olsam yapmaktan vazgeçmiyorum. Yılbaşı da her senenin sonunda ara vermemi, sakinleşmemi, ışıltılı süsler arasında kendime dönmemi sağlayan müthiş bahane.



İnsan en küçüğe, detaylara indi mi bir de kafasını kaldırıp kendinin ne küçük olduğunu hissetti mi beyni boşalıyor. Toplantılar, büyük projeler kolaylaşıyor, küçülüyor.


Büyük yenilikleri, gökten inecek güzellikleri beklemediğimiz kendimizdeki güzellikleri

keşfedebileceğimiz; gözümüzü kalbimizi doyurana çevireceğimiz yıllara…




©2020 Ev Kokusu Tüm Hakları Saklıdır.

Bizden Haberdar Olun